“Sabahları okula gitmek istemiyor.”

“Her gün okula gitmemek için bir bahane buluyor.”

“Okumaya başlayınca geriliyor, yazı yazmak istemiyor.”

“Derslerde arkadaşlarının gerisinde kaldığını düşünüyor.”

Bu cümleler size tanıdık geliyorsa yalnız değilsiniz. Çocuğunuz okula gitmek istemiyor, özellikle okuma ve yazma çalışmalarında zorlanıyor ve derslerden uzaklaşıyorsa, bu davranışı yalnızca “isteksizlik” olarak görmek doğru olmayabilir.

Çünkü bazı çocuklar yaşadıkları akademik güçlüğü sözle anlatmak yerine davranışlarıyla gösterir. Örneğin okula gitmek istememek, ödevden kaçmak, kitap okumayı reddetmek, yazı yazarken çok yavaşlamak ya da “Ben yapamıyorum.” demek, çocuğun zorlandığının bir işareti olabilir.

Bu yazıda okuldan kaçınma davranışının arkasında okuma ve yazma güçlüğünün nasıl yer alabileceğini ele alıyoruz. Ayrıca hangi işaretlere bakmanız gerektiğini ve evde, okulda neler yapabileceğinizi adım adım anlatıyoruz.

Kısaca

Okula gitmek istememek tek başına bir tanı değildir. Kaygı, akran ilişkileri, aile içi değişimler ve sağlık sorunları gibi pek çok etken bu davranışa yol açabilir. Bununla birlikte çocuk okuma ve yazmada da zorlanıyorsa, akademik güçlük mutlaka değerlendirilmesi gereken olasılıklardan biridir.

Okula Gitmek İstemiyor Olması Sadece İsteksizlik Olmayabilir

Bir çocuk okula gitmek istemediğinde akla ilk gelen düşünceler genellikle “Ders çalışmak istemiyor.” ya da “Biraz daha disiplinli olması gerekiyor.” olur. Oysa çocuğun okuldan kaçınmasının altında farklı nedenler bulunabilir.

Özellikle çocuk okulda kendini akademik olarak yetersiz hissediyorsa, her okul günü onun için bir stres kaynağına dönüşebilir. Örneğin çocuk:

  • Sınıfta okuma sırası kendisine geldiğinde kaygılanabilir.
  • Arkadaşlarından daha yavaş okuyabilir.
  • Tahtadaki yazıyı defterine geçirirken zorlanabilir.
  • Yazı yazarken çabuk yorulabilir.
  • Okuduğu metni anlamakta güçlük çekebilir.
  • Yanlış okumaktan ya da hata yapmaktan çekinebilir.
  • Öğretmeninin ya da arkadaşlarının onu başarısız olarak görmesinden korkabilir.

Bu durumda okula gitmek, çocuk için yalnızca derslere katılmak anlamına gelmez. Aynı zamanda zorlandığı becerilerle her gün yeniden karşılaşmak anlamına gelir. Bu nedenle “Okula neden gitmek istemiyor?” sorusunun yanında “Okulda hangi durum onu zorluyor?” sorusunu da sormak gerekir.

Okul Reddi Nedir, Ne Değildir?

Uzmanlar, çocuğun okula gitmeyi ya da okulda kalmayı sürekli zorlanarak reddetmesine okul reddi (okulla ilgili yoğun bir sıkıntı nedeniyle okula gitmeye direnç gösterme) adını verir. Ancak okul reddi, ailenin haberi olmadan okulu kırmaktan farklıdır. Bu durumda çocuk çoğu zaman evde kalmak ister ve ailesi olanlardan haberdardır.

Okul reddinin tek bir nedeni yoktur. Örneğin ayrılık kaygısı, akran zorbalığı, sosyal kaygı, aile içindeki değişimler ve uyku düzenindeki sorunlar bu davranışı tetikleyebilir. Okul reddini ele alan Türkçe bir derleme çalışması, bu durumun çocuğun hem akademik hem de psikososyal gelişimini etkileyebildiğini vurgular. Öte yandan okuma ve yazmada yaşanan güçlük, çoğu zaman gözden kaçan nedenlerden biridir.

Okula Gitmek İstemiyor: Kaçınma Davranışı Neyi Anlatır?

Okula gitmeme davranışını işlevine göre inceleyen yaklaşımlardan biri, Christopher Kearney’in çalışmalarıyla bilinen modeldir. Bu işlevsel modele göre çocuk okuldan dört temel nedenle uzaklaşabilir:

  • Okulla ilgili olumsuz duygular uyandıran durumlardan kaçınmak
  • Değerlendirilme ya da sosyal açıdan zorlayıcı durumlardan uzaklaşmak
  • Ebeveynin ilgisini ve yakınlığını sürdürmek
  • Okul dışındaki daha keyifli etkinliklere yönelmek

Bu modele dayanan değerlendirme ölçeği, Türkçeye de uyarlanmıştır. Okuma ve yazmada zorlanan çocuk açısından özellikle ilk iki madde önemlidir. Örneğin sınıfta sesli okuma, tahtaya kalkma ya da yazılı bir etkinlik, çocuk için her gün tekrarlanan bir “değerlendirilme anı” haline gelebilir.

Okuma ve Yazmada Zorlanmak Çocuğu Nasıl Etkiler?

Okuma ve yazma, özellikle ilkokul döneminde birçok akademik becerinin temelini oluşturur. Bu nedenle okumakta zorlanan bir çocuk yalnızca Türkçe dersinde değil, diğer derslerde de güçlük yaşayabilir.

Okuma, Tüm Derslerin Ortak Kapısıdır

Matematikte problem çözmek, fen bilimlerinde yönergeleri takip etmek ve sosyal bilgilerde verilen bilgiyi anlamak okumaya dayanır. Örneğin bir öğrenci soruyu okuyabilir, ancak ne istendiğini kavramakta zorlanabilir. Okuduğunu anlamakta zorlanan çocuklar bu yüzden sayısal derslerde de geride kalabilir.

Benzer şekilde çocuk uzun bir metin karşısında çabuk sıkılabilir. Ayrıca yazı gerektiren bir etkinlikte sürekli yetişkinden yardım isteyebilir. Çünkü kelimeleri tek tek çözmeye çalışan çocuk, metnin anlamına ayıracak enerjiyi bulamaz. Akıcı okuyamama yaşayan öğrencilerde bu tablo sık görülür.

“Ben Zaten Yapamıyorum” Döngüsü

Zorlanma tekrarlandıkça çocukta şu düşünce oluşabilir: “Ben zaten yapamıyorum.” Bu düşünce güçlendikçe çocuk denemekten uzaklaşır. Çünkü başarısızlık yaşamaktan kaçınmanın en kolay yollarından biri, görevin kendisinden uzaklaşmaktır.

Kaçınma döngüsü çoğu zaman şu sırayla ilerler:

  1. İlk olarak çocuk okurken ya da yazarken zorlanır ve arkadaşlarından yavaş kalır.
  2. Ardından hata yapar ve arkadaşlarının önünde mahcup olur.
  3. Bu nedenle bir sonraki okuma ya da yazma görevinden önce kaygı duymaya başlar.
  4. Zamanla görevi ertelemenin ya da ondan kaçmanın yollarını arar.
  5. Ancak daha az pratik yaptığı için arkadaşlarıyla arasındaki fark büyür.
  6. Sonuç olarak fark büyüdükçe okul, çocuk için daha da zorlayıcı bir yere dönüşür.
Okuma yazma güçlüğünün okuldan kaçınmaya dönüşme döngüsünü gösteren illüstrasyon
Okuma yazma güçlüğünün okuldan kaçınmaya dönüşme döngüsünü gösteren illüstrasyon

Araştırmalar da bu döngüyü destekler. Örneğin 34 çalışmayı bir araya getiren uluslararası bir meta analiz, okumada zorlanan çocukların akranlarına göre kaygı ve içe dönük duygusal sorunlar açısından orta düzeyde daha yüksek risk taşıdığını gösterir. Benzer şekilde aynı döngü evde ders çalışma kaygısı olarak da kendini gösterebilir.

Ayrıca Türkiye’de özgül öğrenme güçlüğü tanısı almış 226 çocukla yapılan bir araştırmada çocukların yüzde 81,4’ünde en az bir eşlik eden psikiyatrik tanı saptanmıştır. Bu tanıların başında dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu gelirken, kaygı ve depresif bozukluklar da listede yer alır. Bu iki tablonun nasıl karışabildiğini disleksi ile dikkat eksikliğini ayırt etmeye odaklanan yazımızda bulabilirsiniz.

Bunun yanı sıra bir sistematik derleme, özgül öğrenme güçlüğü olan çocuklarda en sık görülen kaygı türünün okula ve okul etkinliklerine yönelik yoğun korku olduğunu bildirir. Kısacası okuma ve yazmada zorlanma, zamanla okuma kaygısı, ödevden kaçınma ve okuldan uzaklaşma davranışlarına dönüşebilir.

“Yapabiliyor Ama Yapmıyor” Demeden Önce Durup Bakın

Velilerin sık kullandığı cümlelerden biri şudur: “Evde yapabiliyor ama okulda yapmak istemiyor.” Ancak burada önemli olan, çocuğun bir beceriyi gerçekten yapabilmesi ile o beceriyi yaparken ne kadar zorlandığını birbirinden ayırmaktır.

Bir çocuk bir kelimeyi okuyabilir. Ancak aynı kelimeyi hızlı, akıcı ve metnin içinde doğru biçimde okuyamayabilir. Benzer şekilde birkaç cümle yazabilir, fakat uzun süre yazdığında çabuk yorulabilir. Dolayısıyla yavaş yazma nedeniyle sınıf etkinliklerini zamanında bitiremeyebilir.

Bu nedenle yalnızca “Yapabiliyor mu?” sorusuna değil, şu sorulara da bakmak gerekir:

  • Ne kadar sürede yapıyor?
  • Ne kadar destekle yapıyor?
  • Yaparken ne kadar zorlanıyor?
  • Hata yaptığında nasıl tepki veriyor?
Gözlenen durum Olası açıklama
Evde kelimeleri tek tek okuyor, sınıfta sesli okumadan kaçıyor. Okuma henüz otomatikleşmemiş olabilir. Ayrıca arkadaşlarının önünde hata yapma kaygısı da eşlik ediyor olabilir.
Kısa cümleleri yazıyor, uzun yazılarda bırakıyor. Yazma hızı ve el becerisi, uzun görevlerin yükünü kaldıramıyor olabilir.
Hafta sonu rahat, pazar akşamından itibaren huzursuz. Okulla ilgili bir beklenti kaygısı yaşıyor olabilir.
Sözlü anlatımı güçlü, yazılı sınavlarda notları düşük. Bilgiyi biliyor, ancak yazıya dökmekte zorlanıyor olabilir.

Üstelik bu farkı anlamak, çocuğa haksız bir “tembel” etiketi yapıştırmayı da önler. Ayırt edici sinyalleri öğrenme güçlüğü mü tembellik mi sorusunu ele aldığımız yazıda bulabilirsiniz. Benzer şekilde aynı tablo, işe başlama güçlüğü yaşayan çocuklarda da görülür.

Okula Gitmek İstemiyor ve Okumada Zorlanıyorsa Hangi İşaretlere Bakılmalı?

Çocuğunuz aşağıdaki davranışlardan birkaçını uzun süredir gösteriyorsa, yaşadığı akademik güçlüğü daha yakından değerlendirmek faydalı olabilir. Bu nedenle işaretleri üç grupta topladık, böylece gözlem yapmanız kolaylaşır.

Okurken Görülen İşaretler

Yazarken Görülen İşaretler

  • Yazı yazarken aşırı yavaş olması
  • Tahtadan deftere geçirirken geride kalması
  • Kısa bir yazıdan sonra elinin yorulduğunu söylemesi
  • Yazılı ödevlerde boş bıraktığı bölümlerin artması

Duygusal ve Davranışsal İşaretler

  • Ödev başında sürekli yardım istemesi
  • Hata yaptığında öfkelenmesi ya da ağlaması
  • “Ben yapamam.”, “Ben okuyamıyorum.” gibi ifadeler kullanması
  • Okul sabahları yoğun direnç göstermesi
  • Okula gitmemek için sürekli bahane üretmesi
  • Pazar akşamları huzursuzlaşması, sabahları karın ya da baş ağrısından yakınması

Bilgi notu

Elbette tek bir davranış, tek başına belirli bir sorun olduğu anlamına gelmez. Ancak bu işaretler bir arada ve uzun süredir görülüyorsa, çocuğun öğrenme sürecini daha ayrıntılı değerlendirmek önemlidir. Bazı işaretler disleksinin belirtileri ile örtüşebilir, ancak bu konuda yalnızca kapsamlı bir değerlendirme sonuç verebilir.

Ne Zaman Başka Nedenleri de Düşünmelisiniz?

Bir çocuk okula gitmek istemiyor diye bunun her zaman akademik bir güçlükle ilgili olduğu söylenemez. Bu nedenle aşağıdaki durumlarda okulun rehberlik servisiyle, çocuk doktoruyla ya da bir çocuk ruh sağlığı uzmanıyla görüşmek önemlidir:

  • Bedensel şikayetler sık tekrarlanıyor ve tatil günlerinde de sürüyorsa
  • Çocuk akran zorbalığına uğradığını ya da dışlandığını anlatıyorsa
  • Uyku, iştah ya da genel keyif halinde belirgin bir değişim varsa
  • Okula gitmeme birkaç günü aşıp haftalara yayıldıysa
  • Çocuk okul dışında da sizden ayrılırken yoğun kaygı yaşıyorsa

Çocuğunuzun okulda neden zorlandığını birlikte anlayalım

Okuma ve yazma becerilerinin hangi noktada desteğe ihtiyaç duyduğunu uzmanlarımızla yapacağınız ön görüşmede konuşabilirsiniz.

Ön görüşme talebinizi iletin

Çocuğa “Okula Gitmek Zorundasın” Demek Yeterli Olmayabilir

Okula devam elbette önemlidir. Ancak okula gitmek istemeyen çocuk her sabah yoğun bir direnç gösteriyorsa, yalnızca “Gitmek zorundasın.” demek sorunun nedenini ortadan kaldırmaz. Bu yüzden önce çocuğun yaşadığı güçlüğü anlamaya çalışmak gerekir.

Şu sorular, çocuğun içinde bulunduğu durumu anlamanıza yardımcı olabilir:

  • “Okulda en sevmediğin şey ne?”
  • “Okurken seni zorlayan ne oluyor?”
  • “Yazı yazarken en zor gelen bölüm hangisi?”
  • “Arkadaşlarının yanında okumak sana nasıl hissettiriyor?”

Bazen çocuk “Okula gitmek istemiyorum.” derken aslında “Okulda başarısız hissetmek istemiyorum.” demeye çalışıyor olabilir.

Bu durum, çocuklarda sık görülen başarısızlık korkusu ile yakından ilişkilidir. Bu yüzden konuşmanın amacı çocuğu ikna etmek değil, onu anlamak olmalıdır.

Konuşmayı Kolaylaştıran Küçük İpuçları

  • Konuşmak için sabah telaşını değil, sakin bir anı seçin.
  • Yürüyüş ya da araba yolculuğu sırasında sohbet açın. Çünkü yan yana olmak, göz göze konuşmaktan daha az baskı yaratır.
  • Çocuğun anlattıklarını hemen düzeltmeye ya da çözüm sunmaya çalışmayın. Önce dinleyin.
  • Özellikle küçük çocuklar duygularını çizerek ya da oyuncaklarla canlandırarak daha kolay anlatabilir.
  • “Bunu anlattığın için teşekkür ederim.” gibi cümlelerle paylaşımını değerli kılın.
Okula gitmek istemiyor diyen çocuğuyla sakin bir anda sohbet eden ebeveyn
Okula gitmek istemiyor diyen çocuğuyla sakin bir anda sohbet eden ebeveyn

Gözlem ipucu

İki hafta boyunca küçük bir not tutun. Çocuğunuzun hangi günler, hangi derslerden önce ve günün hangi saatinde daha çok direnç gösterdiğini yazın. Böylece direncin belirli derslerle ya da sesli okuma günleriyle örtüşüp örtüşmediğini görebilirsiniz. Bu bilgi, değerlendirme sürecinde çok işe yarar.

Çocuk Okula Gitmek İstemiyor: Evde ve Okulda Ne Yapılabilir?

İlk adım, çocuğu suçlamadan yaşadığı güçlüğü fark etmektir. Ardından aşağıdaki adımlar süreci daha yönetilebilir hale getirebilir.

1. Zorlandığı Beceriyi Belirleyin

İlk olarak okuma ve yazma becerilerinin hangi noktasında zorlandığını bulmak gerekir. Sorun harf ve sesleri eşleştirmede mi, akıcılıkta mı, okuduğunu anlamada mı, yoksa yazma hızında mı? Örneğin fonolojik farkındalık (konuşma dilindeki sesleri fark edip işleyebilme becerisi) gibi temel beceriler çoğu zaman bu sorunun başlangıç noktasıdır. Bu sırada çocuğun güçlü olduğu becerileri de not edin.

2. Öğretmenle İş Birliği Yapın

Öğretmen, çocuğun sınıf içindeki davranışlarını en yakından gözlemleyen kişidir. Bu nedenle kısa bir görüşmede şu konuları konuşabilirsiniz:

  • Sesli okuma sırasında çocuğun nasıl davrandığı
  • Tahtadan yazma ve yazılı etkinlikleri tamamlama süresi
  • Arkadaş ilişkileri ve teneffüslerdeki hali
  • Sesli okumayı önce bireysel denemek ya da yazılı işlerde ek süre tanımak gibi geçici düzenlemeler

3. Çalışmaları Küçük Parçalara Bölün

Çalışmaları çocuğun seviyesine uygun planlayın. Örneğin uzun bir metni bir anda okutmak yerine kısa bölümlerle çalışabilirsiniz. Aynı şekilde yazma görevini de küçük adımlara ayırabilirsiniz.

Önce fikirleri sözlü konuşmak, ardından iki cümle yazmak bu adımlara iyi bir örnektir. Ayrıca evde düzenli bir ders çalışma düzeni kurmak, bu adımların sürekliliğini sağlar.

4. Küçük Başarıları Görünür Kılın

Çocuğun yaptığı ilerlemeyi fark etmesini sağlayın. Örneğin okuduğu sayfaları işaretlediği bir tablo ya da kendi başına bitirdiği bir ödev, “Ben de yapabiliyorum.” duygusunu besler. Böylece bu küçük kazanımlar, zamanla özgüven kaybının önüne geçmeye yardımcı olur.

5. Okula Devamı Kademeli ve Tutarlı Biçimde Destekleyin

Elbette çocuğu evde tutmak kısa vadede rahatlama sağlar, ancak uzun vadede kaçınmayı güçlendirebilir. Ayrıca yukarıda değindiğimiz derleme çalışmasında, incelenen çalışmalardan aile katılımı içerenlerin tamamında desteğin etkili bulunduğu bildirilmiştir. Bu nedenle okul, aile ve gerekiyorsa bir uzman birlikte hareket ederek çocuğun okula dönüşünü adım adım planlamalıdır.

Okuma ve yazma çalışmalarını küçük adımlara bölmeyi anlatan illüstrasyon
Okuma ve yazma çalışmalarını küçük adımlara bölmeyi anlatan illüstrasyon
Sık kurulan cümle Bunun yerine deneyin
“Daha çok çalışmalısın.” “Bunu yapabilmen için sana uygun bir yol bulabiliriz.”
“Bak, arkadaşın nasıl güzel okuyor.” “Geçen haftaya göre ne kadar ilerlediğine bak.”
“Bunda zorlanacak ne var?” “Bu kısım sana zor geliyor, birlikte bakalım.”
“Bahane üretme, kalk hazırlan.” “Bugün okulda seni en çok ne zorlayacak, konuşalım mı?”

Buradaki amaç çocuğa sürekli “Daha çok çalışmalısın.” demek değildir. Asıl amaç, “Bunu yapabilmen için sana uygun bir yol bulabiliriz.” mesajını verebilmektir. Öte yandan çocuğu arkadaşlarıyla kıyaslamak çoğu zaman motivasyon yerine geri çekilme yaratır. Ayrıca günlük iletişimde işinize yarayacak öneriler için öğrenme güçlüğü olan çocuğa nasıl davranılmalı rehberimize de göz atabilirsiniz.

Geç Kalmadan Destek Almak Neden Önemli?

Okuma ve yazma alanındaki güçlükler zamanında fark edilmediğinde çocuk yalnızca akademik olarak değil, duygusal olarak da zorlanabilir. Özellikle çocuk okula gitmekten kaçıyor, kendini sürekli arkadaşlarıyla karşılaştırıyor, derslerden uzaklaşıyor ve ödevlerden kaçıyorsa, yaşadığı güçlüğün nedenini anlamak önem kazanır.

Okuma becerisindeki küçük farklar zamanla büyüyebilir. Örneğin iyi okuyan çocuk daha çok okur ve daha da gelişir. Buna karşılık zorlanan çocuk okumaktan kaçtıkça geride kalır. Eğitim literatüründe Matta etkisi olarak bilinen bu durum, erken desteğin neden kritik olduğunu açıklar.

Burada amaç çocuğu etiketlemek ya da hemen bir sonuca ulaşmak değildir. Amaç, çocuğun hangi becerilerde zorlandığını belirlemek ve ihtiyaçlarına uygun bir öğrenme süreci oluşturmaktır. Ayrıca öğrenme güçlüğünün ne olduğunu ve türlerini ayrı bir yazıda ayrıntılı olarak anlattık.

Değerlendirme Sürecinde Nelere Bakılır?

  • Harf ve ses ilişkisi, hece ve kelime okuma
  • Okuma hızı ve akıcılığı, yani sınıf düzeyine göre beklenen okuma hızı ile karşılaştırma
  • Okuduğunu anlama ve yönergeleri takip etme
  • Yazma hızı, yazım hataları ve el yazısının okunaklılığı
  • Dikkat, çalışma belleği ve görev başında kalabilme
  • Çocuğun okula, derslere ve kendine yönelik duyguları

Değerlendirmenin ardından çocuğa özel bir plan hazırlanır ve ilerleme düzenli olarak izlenir. Bu süreçte düzenli gelişim takibi, hem ailenin hem de çocuğun motivasyonunu destekler. Örneğin küçük yaşta fark edilen güçlükler için erken müdahale programımız uygun bir başlangıç noktası olabilir. Okul çağındaki çocuklar içinse akademik destek programı rehberimiz yol gösterici olacaktır.

Son olarak okumaya özgü güçlüklerde okuma güçlüğü desteğimiz, yazmaya özgü güçlüklerde ise disgrafi desteğimiz hakkında bilgi alabilirsiniz.

Sonuç: “Okula Gitmek İstemiyor” Cümlesinin Altındaki Mesaja Bakın

Çocuğunuz okula gitmek istemiyor, okumayı ya da yazmayı reddediyor ve derslerde giderek daha çok zorlanıyorsa, davranışın yalnızca görünen kısmına odaklanmayın. Çünkü “Gitmek istemiyorum.” cümlesinin altında şu mesajlar olabilir:

  • “Yapamıyorum.”
  • “Yetişemiyorum.”
  • “Yanlış yapmaktan korkuyorum.”
  • “Arkadaşlarım benden daha iyi.”
  • “Bunu yaparken çok zorlanıyorum.”

Bu nedenle okuma ve yazmada zorlanmayla birlikte görülen okuldan kaçınma davranışlarında, çocuğun öğrenme sürecini bütüncül olarak değerlendirmek önemlidir. Sonuç olarak güçlüğü erken fark etmek, doğru desteği planlamak ve öğrenme sürecini çocuğun ihtiyaçlarına göre düzenlemek, hem akademik süreci hem de okula karşı tutumu olumlu yönde destekleyebilir.

Unutmayın

Bir çocuk öğrenmek istemiyor gibi göründüğünde, bazen asıl mesele öğrenmek istememesi değil, öğrenirken çok zorlanıyor olmasıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Çocuğum okula gitmek istemiyor, bu her zaman öğrenme güçlüğü belirtisi mi?

Hayır. Okula gitmek istememenin ayrılık kaygısı, akran zorbalığı, sosyal kaygı, aile içi değişimler ya da sağlık sorunları gibi pek çok nedeni olabilir. Ancak çocuk okuma ve yazmada da belirgin biçimde zorlanıyorsa, akademik güçlük mutlaka değerlendirilmesi gereken olasılıklardan biridir.

Okul reddi ile okulu kırmak arasındaki fark nedir?

Okul reddinde çocuk okulla ilgili yoğun bir sıkıntı yaşar, genellikle evde kalmak ister ve aile durumdan haberdardır. Buna karşılık okulu kırmada çocuk çoğu zaman ailesinden habersiz okula gitmez ve zamanını başka yerlerde geçirir. Bu nedenle iki durumun nedenleri ve destek yolları birbirinden farklıdır.

Okula gitmek istemiyor ve sabahları karnı ağrıyorsa ne yapmalıyım?

Önce çocuk doktoruna giderek tıbbi nedenleri dışlamak gerekir. Çünkü kaygı da bedende karın ağrısı, baş ağrısı ya da bulantı gibi gerçek belirtilere yol açabilir. Şikayetler hafta sonu ve tatillerde azalıyorsa okulla ilgili bir sıkıntı düşünülebilir ve bu durumu okulla birlikte ele almak faydalı olur.

Okula gitmek istemiyor diye çocuğu evde bırakmak doğru mu?

Kısa vadede rahatlatıcı görünse de çocuğu sık sık evde bırakmak kaçınma davranışını güçlendirebilir. Bunun yerine okulla ve gerekiyorsa bir uzmanla birlikte plan yapmak daha işlevseldir. Ayrıca bu plan, çocuğun zorlandığı durumları azaltmalı ve okula devamı adım adım desteklemelidir.

Öğretmenle bu konuyu nasıl konuşmalıyım?

Evde gözlemlediğiniz davranışları ve tuttuğunuz notları paylaşarak başlayabilirsiniz. Ardından öğretmene çocuğun sesli okuma, tahtadan yazma ve yazılı etkinliklerdeki durumunu sorun. Böylece ortak gözlemler, çocuğa uygun küçük düzenlemeleri birlikte planlamanızı kolaylaştırır.

Çocuğum okula gitmek istemiyor, ne zaman uzman desteği almalıyım?

Okula gitmeme direnci birkaç haftadır sürüyorsa bir uzman görüşü almak faydalı olur. Ayrıca okuma ve yazmadaki zorlanma sınıf düzeyinin belirgin biçimde gerisindeyse ya da çocuk sık sık “Ben yapamıyorum.” diyorsa da bu adım önemlidir. Çünkü erken yapılan değerlendirme, çocuğa en uygun desteğin zamanında planlanmasını sağlar.

Çocuğunuz için doğru başlangıç noktasını birlikte belirleyelim

Okuma ve yazma becerilerine odaklanan bireysel programımız, çocuğunuzun kendi hızında ilerlemesini ve okula yeniden güvenle bakmasını hedefler.

Bireysel eğitim programını inceleyin
Uzmanlarımızla iletişime geçin

Eğitim Evde Hakkında

Eğitim Evde, 2009 yılından bu yana kendi geliştirdiği uzaktan eğitim altyapısıyla bireysel eğitim desteği sunar. Eğitim Evde’yi daha yakından tanıyın ya da öğrenme güçlüğü destek hizmetlerimizi inceleyin.

Bu yazı, çocuğu okula gitmek istemeyen ve okuma yazmada zorlandığını fark eden aileleri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmıştır. Bireysel değerlendirme veya tanı yerine geçmez.

Danışmanlık Al