“Yanında oturmazsam çalışmıyor.”

“Her soruda bana bakıyor.”

“Cevabı biliyor ama yine de ‘Anne, doğru mu?’ diye soruyor.”

“Tek başına bırakınca hiçbir şey yapmıyor.”

Bu cümleleri kuran pek çok ebeveynin evinde benzer bir tablo vardır. Sürekli onay bekleyen çocuk, kalemini eline almadan önce yardım ister, soruyu çözerken defalarca onay arar ve en küçük kararda bile yetişkine dönerek ne yapması gerektiğini sorar. Bu nedenle ders çalışma saati hem çocuk hem de ebeveyn için yorucu bir sürece dönüşebilir.

Ancak burada önemli bir soru vardır: Çocuk gerçekten yardıma mı ihtiyaç duyuyor, yoksa yardım almadan ilerleme konusunda henüz yeterince deneyim kazanmadı mı? Bu iki durum dışarıdan benzer görünür, ama farklı yaklaşımlar ister.

Bu yazıda yardım isteğini onay isteğinden ayırmayı, “Doğru mu?” sorusuna verilecek cevabı ve desteği bağımlılığa dönüştürmeden azaltmayı ele alıyoruz. Ödevde yardım istemenin olası nedenleri için ödev yaparken sürekli yardım isteyen çocuklar rehberimize de göz atabilirsiniz.

Yardım İsteği mi, Onay İsteği mi? Farkı Nasıl Anlarsınız?

Sürekli onay bekleyen çocuk yetişkine döndüğünde bu iki farklı anlama gelebilir. Birincisinde çocuk ne yapacağını gerçekten bilmez ve bilgiye ihtiyaç duyar. İkincisinde ise çoğu zaman doğru cevabı bulmuştur, ama kendi kararına güvenmek yerine yetişkinin onayını bekler.

Yardım isteyen çocuğa açıklama ya da ipucu iyi gelir. Onay bekleyen çocuğa ise her seferinde “Evet, doğru.” demek kısa vadede rahatlatır, fakat kontrolün hep yetişkinde kalmasına yol açabilir.

Çocuğun söylediği Ne zaman söylüyor? Olası ihtiyacı İlk adım
“Bunu anlamadım.” Zor bir soruda, denedikten sonra Bilgi ya da açıklama Takıldığı noktayı birlikte bulmak
“Böyle mi yapacağım?” Henüz başlamadan, bildiği bir konuda Başlama güvencesi “Sen nasıl başlamayı düşünüyorsun?” diye sormak
“Doğru mu?” Çoğu zaman doğru bir cevaptan hemen sonra Onay Cevabı nasıl kontrol edebileceğini sormak
“Sen söyle, ben yazayım.” Uzun ya da sıkıcı görevlerde Görevi bitirme isteği Görevi küçük parçalara bölmek

Çocuk henüz başlamadan soruyorsa sorun onaydan çok çocuklarda işe başlama güçlüğü ile ilgili olabilir.

Basit bir gözlem: Onay istediği cevapların kaçı doğru?

Ayrımı netleştirmek için birkaç gün boyunca çocuk her “Doğru mu?” diye sorduğunda, cevabın doğru olup olmadığını ve sorunun kolay mı zor mu olduğunu bir kağıda not edin.

  • Sorduğu cevapların çoğu doğruysa ve kolay sorularda da soruyorsa, çocuk büyük olasılıkla bilgi değil onay arıyordur.
  • Yalnızca zor sorularda ve çoğunlukla yanlış cevaplarda soruyorsa, gerçekten desteğe ihtiyaç duyuyor olabilir.
  • Sorular yalnızca matematikte ya da yalnızca okuma gerektiren sorularda toplanıyorsa, o alandaki beceriye daha yakından bakmak gerekir.

Bu gözlem en önemli soruyu cevaplar: Çocuk yalnızca zor sorularda mı yardım istiyor, yoksa zaten bildiği görevlerde bile yetişkinin onayını mı bekliyor?

Yardım isteği ile onay isteği arasındaki farkı anlatan çizim
Yardım isteği ile onay isteği arasındaki farkı anlatan çizim

Sürekli Onay Bekleyen Çocuk Neden Kendi Cevabına Güvenmez?

Çocuklarda onaylanma ihtiyacının altında çoğu zaman birkaç etken bir arada bulunur. Aşağıdaki başlıklar bir teşhis aracı değil, gözlem yaparken bakabileceğiniz noktalardır.

Gerçekten emin olamıyor olabilir

Bazı çocuklar cevabı bulur, ama doğrulayacak bir yol bilmez. Okurken kelimeleri karıştıran çocuk soruyu doğru okuduğundan, sayılarla arası iyi olmayan çocuk ise sonucun mantıklı olduğundan emin olamaz.

Yaş da bir etkendir. Bir araştırmada 8 ve 9 yaşındaki çocukların, doğru cevap verdikleri sorularda bile daha büyük öğrencilere göre daha sık ipucu istediği görülmüştür (Selmeczy ve ark., 2021). Yani küçük yaşta bir miktar onay ihtiyacı gelişimin doğal bir parçasıdır.

Kontrol etmeyi hiç öğrenmemiş olabilir

Bazı evlerde çocuğun her cevabını iyi niyetle bir yetişkin kontrol eder. Çocuk zamanla “Doğru olup olmadığını annem söyler.” diye düşünmeye başlar ve kontrol etmek yetişkinin işi haline gelir.

Kendi cevabını kontrol edemeyen çocuk sınavda da zorlanır, çünkü orada onay verecek kimse yoktur. Bu konuyu sınavda dikkatsizlik yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.

Hata yapmayı büyük bir risk olarak görüyor olabilir

Bazı çocuklar için yanlış bir cevap, sıradan bir öğrenme anı değil, kaçınılması gereken bir tehlikedir ve bu yüzden her adımda onay ararlar. Çocuklarda başarısızlık korkusu ve ders çalışma kaygısı bu davranışı besleyebilir.

Yetişkinin onayını beklemeye alışmış olabilir

Bazı çocuklar ise yalnızca alışkanlık nedeniyle sorar. Uzun süre yanında bir yetişkinle çalışan çocuk, onay almadan ilerleme deneyimini yeterince yaşamamış olabilir. Bu tembellik değil, henüz kazanılmamış bir beceridir. Öğrenme güçlüğü ile tembellik arasındaki farkı anlatırken de bu noktanın altını çizmiştik.

“Yardım Etmek” Her Zaman Destek Olmak Değildir

Çocuğun zorlandığı anda hemen cevabı söylemek doğal bir ebeveyn tepkisidir. Örneğin “Bu sorunun cevabı C.” demek, çocuğun o anki sorusunu çözer. Fakat çocuk bir sonraki benzer soruyla karşılaştığında yine yetişkine dönebilir.

Bunun yerine “Sence önce soruda bizden ne isteniyor?” ya da “Bunu daha önce nasıl çözmüştük?” gibi sorular, çocuğun kendi çözüm yolunu hatırlamasına yardım eder. Böylece yetişkin, çocuğun yerine düşünmek yerine onun düşünme sürecine eşlik eder ve bilgi ezberde kalmayıp kalıcı öğrenmeye dönüşür.

Araştırmalar da bu ayrımı destekler. Süreci anlamak için ipucu istemek çocuğu zamanla bağımsızlığa taşırken, işi başkasının bitirmesini beklemek gereksiz yere tekrarlandığında bağımsız öğrenmeyi zorlaştırır (Nelson-Le Gall, 1985). Dört yaşındaki çocuklar ve anneleriyle yapılan bir gözlem çalışmasında da annenin kontrolü eline aldığı dakikayı izleyen dakikada çocuğun görevi kendi başına sürdürme isteğinin azaldığı bulunmuştur (Moorman ve Pomerantz, 2008).

Sürekli onay bekleyen çocuk da bu kuralın dışında değildir: Onun yerine atılan her adım, o adımı kendisinin atma fırsatını azaltır.

“Doğru mu?” Sorusuna Ne Cevap Verilir?

Sürekli onay bekleyen çocuk en çok “Doğru mu?” diye sorar. Bu soruya verilen cevap, çocuğun kendi cevabına güvenmeyi öğrenip öğrenmeyeceğini büyük ölçüde belirler. Aşağıdaki üç yaklaşım, onayı reddetmeden kontrolü yavaş yavaş çocuğa devreder.

1. Önce ne kadar emin olduğunu sorun

Çocuktan, cevabının yanına ne kadar emin olduğunu işaretlemesini isteyin: bir parmak “emin değilim”, iki parmak “biraz eminim”, üç parmak “çok eminim” anlamına gelebilir. Böylece çocuk emin olduğu sorularda onaya ihtiyaç duymadığını fark eder. Siz de yalnızca “emin değilim” denen sorulara zaman ayırırsınız.

2. Onay yerine kanıt isteyin

“Doğru” demek yerine “Doğru olduğunu nasıl gösterebilirsin?” diye sorun. Çocuk kanıtını gösterdiğinde “Kontrol ettin ve doğru çıktı.” demek yeterlidir, çünkü onayın kaynağı artık sizin sözünüz değil, çocuğun yaptığı kontroldür.

3. Derse göre kontrol yolları öğretin

Çocuk çoğu zaman nasıl kontrol edeceğini bilmez. Bu nedenle her ders için somut bir yol göstermek işe yarar:

  • Matematik: Toplamayı çıkarmayla, bölmeyi çarpmayla kontrol etmek ya da sonucu önceden yaklaşık olarak tahmin edip karşılaştırmak.
  • Okuduğunu anlama: Cevabın metindeki yerini parmakla göstermek, metinde bulamıyorsa cevabı yeniden düşünmek. Bu adım özellikle okuduğunu anlamakta zorlanan çocuklar için değerlidir.
  • Yazma ve yazım: Yazdığını sesli okumak, eksik harf ya da kelime olup olmadığını dinlemek.
  • Test soruları: Seçtiği şıkkın neden doğru, diğerlerinin neden yanlış olduğunu tek bir cümleyle söylemek.

Masaya koyabileceğiniz kontrol kartı

Sürekli onay bekleyen çocuk “Doğru mu?” diye sormadan önce bu üç soruyu kendine sorar:

  1. Soruyu sonuna kadar okudum mu?
  2. Cevabım sorulan şeye uyuyor mu?
  3. Cevabımı bir yolla kontrol ettim mi?

Üçüne de “evet” diyebiliyorsa bir sonraki soruya geçer. Birine “hayır” diyorsa önce o adımı tamamlar.

Cevabını parmağıyla kitapta takip ederek kendisi kontrol eden çocuk
Cevabını parmağıyla kitapta takip ederek kendisi kontrol eden çocuk

Çocuğunuzun nerede takıldığını birlikte netleştirelim

Sürekli onay bekleyen çocuk için ilk adım, bu ihtiyacın arkasında okuma, matematik ya da dikkat gibi bir beceri farkı olup olmadığını anlamaktır. Formu doldurun, uzman ekibimiz sizinle iletişime geçsin.

Danışmanlık formunu doldurun

Çocuğa “Kendin Yap” Demek Neden Yetmez?

Bağımsızlık kazandırmak isteyen bazı ebeveynler desteği bir anda tamamen çekebilir. Ancak çocuk uzun süredir yoğun desteğe alışmışsa bu kez “Ama ben yapamıyorum.” diyebilir.

Daha işlevsel yaklaşım, desteği kademeli olarak azaltmaktır. Ebeveyn önce çocuğun yanında oturabilir, sonra yalnızca görevin başında bulunabilir, ardından başka bir odadan gerektiğinde yardım verebilir. Bu geçişi tek başına ödev yapmaya geçiş planımızda ayrıntılı olarak anlattık.

Sürekli onay bekleyen çocuk söz konusu olduğunda bir şeyi daha azaltmak gerekir: onayın sıklığını.

Onay aralığını adım adım uzatın

Aşağıdaki tablo, onayın sıklığını haftalar içinde azaltmak için örnek bir sıralamadır. Çocuk emin olmadığı soruların yanına küçük bir soru işareti koyup devam eder, siz de yalnızca belirlenen anda işaretli sorulara bakarsınız.

Aşama Ne zaman bakılır? Çocuktan beklenen Geçiş işareti
1 Her sorudan sonra, önce çocuk ne kadar emin olduğunu söyler Cevabının yanına emin olma düzeyini işaretlemek “Çok eminim” dediği cevapların çoğu doğru çıkıyor
2 Her üç soruda bir Emin olmadığı soruyu işaretleyip devam etmek Üç soruyu sormadan tamamlayabiliyor
3 Sayfa ya da bölüm sonunda Bölümü kontrol kartıyla kendisi gözden geçirmek İşaretli soru sayısı azalıyor
4 Çalışmanın sonunda bir kez Tüm çalışmayı kontrol edip yalnızca işaretli soruları getirmek Çoğu akşam onay istemeden bitiriyor

Her çocuğun hızı farklıdır. Zor bir konuya geçildiğinde bir önceki aşamaya dönmek gerileme değil, planın doğal bir parçasıdır. Böylece çocuk “Yanımda biri olmadan da başlayabiliyorum.” deneyimini adım adım yaşar.

Yardım İstemek Kötü Bir Şey Değildir: Önce Dene, Sonra Sor

Burada önemli bir denge vardır. Amaç çocuğun hiç yardım istememesi değildir. Aksine çocuk, ne zaman yardım istemesi gerektiğini ve yardım istemeden önce neleri kendi başına deneyebileceğini öğrenmelidir.

Bilmediği noktada bilgi aramayı bilen öğrencilerin akademik başarısı da daha yüksektir (Selmeczy ve ark., 2021). Yani doğru zamanda yardım istemek başlı başına bir öğrenme becerisidir.

Yardım istemeden önce 5 adım

  1. Soruyu tekrar oku.
  2. Ne istendiğini düşün.
  3. Bildiğin bilgileri kullan.
  4. Bir çözüm yolu dene.
  5. Yine de zorlanıyorsan yardım iste.

Bu yaklaşım çocuğa “Her şeyi tek başına yapmak zorundasın.” mesajı vermez. Tam tersine “Önce kendi kaynaklarını kullan, gerektiğinde destek iste.” becerisini kazandırır.

İyi bir yardım cümlesi kurmayı öğretin

“Yardım et.” ya da “Doğru mu?” cümleleri, çocuğun nerede takıldığını göstermez. Sürekli onay bekleyen çocuk, ne yaptığını ve nerede durduğunu anlatan bir cümle kurmayı öğrendiğinde kendi düşüncesini de fark etmeye başlar.

Belirsiz istek Net istek
“Yardım et.” “İlk iki adımı yaptım, üçüncüde hangi işlemi seçeceğimi bilmiyorum.”
“Bunu anlamadım.” “Soruda ‘kalan’ kelimesi geçiyor, bu çıkarma mı demek?”
“Doğru mu?” “Bu cevaptan biraz eminim, çünkü sonucu tahminimle karşılaştırdım.”

Çocuk net bir cümle kurduğunda verdiğiniz destek de küçülür. Artık sorunun tamamını değil, yalnızca takıldığı adımı konuşursunuz.

Yardım istemeden önce denenecek beş adımı anlatan çizim
Yardım istemeden önce denenecek beş adımı anlatan çizim

Her Yardım İsteğini Geri Çevirmek de Doğru Değil

Bağımsızlık kazandırmak adına çocuğun yardım taleplerini sürekli reddetmek de doğru değildir. Çünkü çocuk gerçekten anlamadığı bir noktada destek istediğinde karşılık bulamazsa, bu kez yardım istemekten vazgeçebilir ya da görevi tamamen bırakabilir.

Beşinci sınıf öğrencileriyle yapılan bir çalışmada, kendini sürekli akranlarıyla kıyaslayan öğrencilerin yardım istemeyi bir tehdit olarak algıladığı ve yardımdan daha çok kaçındığı bulunmuştur (Ryan, Hicks ve Midgley, 1997). Sivas’ta 1.240 ortaokul öğrencisiyle yapılan bir araştırmada da derse etkin katılan öğrencilerin daha işlevsel biçimde yardım istediği, derse ilgisi azalanlarda ise yardımdan kaçınmanın öne çıktığı görülmüştür (Güvenç ve Koç).

Bu nedenle hedef “yardım etmemek” değil, “gerektiği kadar yardım etmek” olmalıdır.

Çocuğun ihtiyacı olan desteği vermek, ancak onun yerine görevi üstlenmemek önemli bir ayrımdır. Aşağıdaki tablo iki yardım türü arasındaki farkı özetler.

Destek mi, bağımlılık mı? Kısa karşılaştırma

Destek olan yardım Bağımlılığı besleyen yardım
Çocuk denedikten sonra gelir. Çocuk denemeden önce devreye girer.
İpucu ya da soruyla yol gösterir. Cevabı ya da çözümü hazır verir.
Yalnızca takılınan adıma odaklanır. Görevin tamamını üstlenir.
Kontrol etmeyi çocuğa öğretir. Kontrolü hep yetişkin yapar.
Zamanla azalır. Aynı kalır ya da artar.

Ebeveynin Rolü Zamanla Nasıl Değişir?

Çocuğun eğitim hayatının ilk dönemlerinde ebeveynin daha aktif olması doğaldır. Fakat çocuk büyüdükçe ebeveynin rolünün de değişmesi gerekir. Başlangıçta “Hadi birlikte yapalım.” denirken, ilerleyen süreçte “Sen nasıl yapacağını düşün, ben gerektiğinde buradayım.” noktasına geçilebilir.

Aşağıdaki tablo kesin bir takvim değil, genel bir yön gösterir. Sürekli onay bekleyen çocuk ya da öğrenme farklılığı olan bir çocukta bu geçiş daha uzun sürebilir ve bu son derece normaldir. Bu süreçte çocuğa nasıl yaklaşılacağını öğrenme güçlüğü olan çocuğa nasıl davranılmalı yazımızda bulabilirsiniz.

Sınıf düzeyi Ebeveynin rolü Çocuktan beklenebilecek
1. ve 2. sınıf Çalışmaya birlikte başlar, sık geri bildirim verir. Ne kadar emin olduğunu söylemek, basit kontrol yollarını denemek.
3. ve 4. sınıf Planı başta birlikte yapar, bölüm sonlarında bakar. Emin olmadığı soruları işaretleyip çalışmaya devam etmek.
5. ve 6. sınıf Çalışmanın sonunda kontrol eder, takılınan noktada ipucu verir. Kendi cevabını kontrol etmek, net bir yardım cümlesi kurmak.
7. ve 8. sınıf Gerektiğinde danışılan bir kaynak olur. Çalışmasını planlamak, ne zaman yardım isteyeceğine kendisi karar vermek.

Bu değişim, çocuğun yalnızca akademik becerilerini değil, sorumluluk alma ve problem çözme becerilerini de destekler. Günlük çalışma düzenini kurarken öğrenme güçlüğü olan çocuğun ders çalışma düzeni rehberimizden de yararlanabilirsiniz.

Sürekli Onay Bekleyen Çocuk Öğrenme Güçlüğü Yaşıyor Olabilir mi?

Onay bekleme tek başına bir öğrenme güçlüğü işareti değildir, ancak çocuğun emin olamamasının altında gerçek bir beceri farkı yatabilir. Öğrenme güçlüğü bir hastalık değil, bilginin farklı biçimde işlenmesidir ve doğru destekle çocuğun güçlü yanları ortaya çıkar.

  • Okurken harf ya da kelime karıştıran bir çocuk, soruyu doğru okuduğundan emin olamaz. Bu durumda okuma güçlüğü ya da disleksi belirtilerine bakmak yararlı olur.
  • Okuduğunu anlatmakta zorlanan çocuk, cevabın metne uyup uymadığını kontrol edemez. Bu durumda okuduğunu anlama güçlüğü ayrıca değerlendirilebilir.
  • Sonucun mantıklı olup olmadığını tahmin edemeyen çocukta diskalkuli olasılığı göz önünde bulundurulur.
  • Kendi yazısını okumakta zorlanan çocukta disgrafi ve yazma güçlüğü rol oynayabilir.
  • Öğrendiğini hemen unutan çocuk her seferinde baştan onay ister. Bu çocuklar hafıza ve bellek gelişimi çalışmalarından yararlanabilir.

Kısacası “Çocuğum neden sürekli onay istiyor?” sorusunun yanında “Çocuğum hangi beceride emin olamıyor?” sorusunu da sormak gerekir. Bu becerilerin her birini öğrenme güçlüğü destek alanlarımız sayfasında ayrıntılı olarak bulabilirsiniz.

Ne Zaman Destek Almak Gerekir?

Ara sıra onay istemek her yaşta görülebilir. Ancak sürekli onay bekleyen çocuk aşağıdaki durumları birkaç aydır gösteriyorsa bir uzmanla görüşmek faydalı olur:

  • Çocuk, kolay ve bildiği sorularda bile her adımda onay istiyor.
  • Onay alamadığında çalışmayı tamamen bırakıyor ya da ağlıyor.
  • Emin olmadığı sorular hep aynı derste ya da aynı beceride toplanıyor.
  • Sınıf düzeyi ilerledikçe onay ihtiyacı azalmıyor, tersine artıyor.
  • Öğretmen de sınıfta benzer bir tablo gözlemliyor.

Amaç hemen bir tanı koymak değil, çocuğun hangi beceride desteğe ihtiyaç duyduğunu netleştirmektir. Değerlendirmeden sonra ilerlemenin nasıl izlendiğini öğrenme güçlüğünde gelişim takibi yazımızda anlattık. Onay ihtiyacının özgüvenle bağlantısı için çocuklarda özgüven kaybı rehberimize de göz atabilirsiniz.

Eğitim Evde’de Akademik Bağımsızlık Neden Önemli?

Eğitim Evde’de çocukların yalnızca akademik görevleri tamamlaması değil, öğrenme sürecinde giderek daha bağımsız hale gelmesi de önemli bir hedeftir. Çünkü uzun vadede çocuğun yanında sürekli bir yetişkin bulunmayacaktır.

Çocuğun şu becerileri kazanması akademik yaşamın önemli parçalarındandır:

  • ne zaman yardıma ihtiyacı olduğunu fark etmek,
  • önce kendi çözüm yollarını denemek,
  • zorlandığında uygun şekilde yardım istemek,
  • aldığı desteği zaman içinde daha az kullanabilmek.

İlkokul döneminde bu becerilerin derslerle birlikte nasıl desteklendiğini ilkokul için akademik destek programı rehberimizde bulabilirsiniz.

Sonuç olarak, bazen çocuğa verilebilecek en değerli destek, onun yerine yapmak değil, kendi başına yapabileceğine alan açmaktır. Sürekli onay bekleyen çocuk da bu alanı bulduğunda kendi cevabına güvenmeyi öğrenir.

Çocuğunuz için bireysel bir yol haritası çıkaralım

Uzman ekibimiz çocuğunuzun güçlü yanlarını ve desteğe ihtiyaç duyduğu becerileri belirler, evde uygulayabileceğiniz adımları sizinle birlikte planlar.

Bireysel eğitim programını inceleyin
Bizimle iletişime geçin

Sıkça Sorulan Sorular

Çocuğun ders çalışırken sürekli onay beklemesi normal mi?

Belli bir düzeye kadar evet. İlkokulun ilk yıllarında çocuklar kendi cevaplarını değerlendirmeyi yeni öğrenir ve doğru cevaplarda bile onay isteyebilir. Ancak kolay sorularda da her adımda onay istiyorsa ve bu durum yaşla azalmıyorsa, kontrol becerisini adım adım öğretmek gerekir.

Onay ihtiyacı ile yardım ihtiyacı nasıl ayırt edilir?

Çocuğun “Doğru mu?” diye sorduğu cevapların çoğu doğruysa ve kolay sorularda da soruyorsa, büyük olasılıkla onay arıyordur. Yalnızca zor sorularda ve çoğunlukla yanlış cevaplarda soruyorsa açıklamaya ihtiyaç duyuyordur.

Çocuğumun cevabı doğruysa yine de “doğru” dememeli miyim?

Doğru bir cevabı saklamanıza gerek yoktur, önemli olan sırayı değiştirmektir. Önce çocuğa cevabını nasıl kontrol edebileceğini sorun ve kontrolü o yapsın. Ardından “Kontrol ettin ve doğru çıktı.” diyerek onayın kaynağının kendi kontrolü olduğunu gösterin.

Övgü, çocuğun sürekli onay beklemesine yol açar mı?

Övgünün kendisi değil, türü önemlidir. Yalnızca sonuca yönelik, sık tekrarlanan genel övgüler çocuğun değerlendirmeyi hep yetişkinden beklemesine yol açabilir. Kullandığı yöntemi ve ilerlemesini somut biçimde adlandırmak ise kendi çalışmasını değerlendirmesine yardım eder.

Sürekli onay bekleyen çocuk öğrenme güçlüğü yaşıyor olabilir mi?

Onay bekleme tek başına bir öğrenme güçlüğü belirtisi değildir. Ancak emin olamadığı sorular hep okuma, yazma ya da matematik gibi tek bir alanda toplanıyorsa, o alandaki becerinin bir uzmanca değerlendirilmesi faydalı olur. Doğru destekle çocuğun kendi cevabına güveni de artar.

Onay bekleme alışkanlığını azaltmak ne kadar sürer?

Bu süre çocuğun yaşına, alışkanlığın ne kadar yerleştiğine ve altında bir beceri farkı olup olmadığına göre değişir. Değişim genellikle günler değil, haftalar içinde görülür. Zor dönemlerdeki kısa geri dönüşler, planın işe yaramadığı anlamına gelmez.

Eğitim Evde Hakkında

Eğitim Evde, öğrenme farklılığı olan çocuklara ve ailelerine bireysel destek sunan bir eğitim platformudur. Psikolog, psikolojik danışman ve özel eğitim öğretmenlerinden oluşan ekibimiz, disleksi, disgrafi ve diskalkuli başta olmak üzere öğrenme güçlüğü alanında ailelere ve öğretmenlere rehberlik eder. Ekibimizi ve yaklaşımımızı tanıyın.

Kaynaklar

  • Güvenç, H. ve Koç, C. Ortaokul öğrencilerinin etkin katılımı ve yardım isteme eğilimleri. Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi. Açık erişim kaydı
  • Moorman, E. A. ve Pomerantz, E. M. (2008). The role of mothers’ control in children’s mastery orientation: A time frame analysis. Journal of Family Psychology, 22(5), 734-741. Yayın kaydı
  • Nelson-Le Gall, S. (1985). Help-seeking behavior in learning. Learning Research and Development Center, University of Pittsburgh. ERIC ED275741. Tam metin
  • Ryan, A. M., Hicks, L. ve Midgley, C. (1997). Social goals, academic goals, and avoiding seeking help in the classroom. The Journal of Early Adolescence, 17(2), 152-171. Yayın kaydı
  • Selmeczy, D., Ghetti, S., Zheng, L. R., Porter, T. ve Trzesniewski, K. (2021). Help me understand: Adaptive information-seeking predicts academic achievement in school-aged children. Cognitive Development, 59, 101062. Tam metin

Bu yazı, sürekli onay bekleyen çocuk ve ailesine genel bir yol haritası sunmak amacıyla hazırlanmıştır ve bireysel bir değerlendirmenin yerini tutmaz. Çocuğunuza özel bir değerlendirme için uzman ekibimize danışabilirsiniz.

Danışmanlık Al